• Uzman Psikolog Iraz Toros Suman
  • info@iraztoros.com

"Çocuğa Hayır Demek- II


Dün ki yazımın devamı..Kitaptan alıntılar ve arada benim italik yorumlarım..


…Aynı zamanda ebeveynlerin de uygun zamanlarda ifade edilmesi gereken duyguları vardır.Çocuğun bu duygusal sonuçları işitip hissetmesine izin verin. Fakat kızgınlığınızı ifade ettiğinizde onu aşağılayıcı, küçük düşürücü veya başka biriyle kıyaslayıcı ifadeler kullanmayın…


…Bebekler, yürüme dönemindeki çocuklar ve daha büyük çocukların psikolojisi üzerine yazılmış pek çok popüler kitap, toplumdaki genel eğilimi yansıtan bir bakış açısını paylaşmaktadır ve hepsinin de göz önünde bulundurduğu şey, sağlıklı davranıştan ziyade normal davranıştır…

İşte buna sonsuz katılıyorum..Etrafımda o kadar çok “şöyle anneyim, böyle babayım, neden böyle oldu bir türlü anlamadım..” diyen ebeveyn var ki..Hastanede özellikle çok dinliyorum bunu hastalarımdan..Ama burada şahane vurgulanmış..Öyle böyle olmayın..Normal olun..Bu yeter..

…Hayır dediğinizde çocuğunuza vereceğiniz iki önemli dersi de kaçırırsınız: Ebeveyn-çocuk arasındaki güvenin kurulması ve çocuğun sonuçları görüp kendini durdurma fırsatını yakalamasını…

…Çok fazla kullanılan kelimeler veya ifadeler zamanla etki gücünü kaybetmektedir. Hayır sözcüğü de bunlardan biridir…

…Henüz yardım sinyalleri göndermeyen bir çocuk için müdahale “Hayır, yanlış yapıyorsun, bak benim gösterdiğim gibi yap.” mesajını verir. Ebeveynler, bir oyuncakla oynamanın en iyi yolunu gösterecek olsalar bile, çocuk bunu bir ceza verme yöntemi olarak ya da haksız bir kontrol edilme olarak algılar. Çocuğu etkilemekle ona müdahale arasında fark vardır.Bu, çocuğun hayır kelimesini işitmediği halde ebeveyin davranışlarından ve aşırı müdahalesinden dolayı bu kelimeyi hissetmesine iyi bir örnektir. ..


…Hayır kelimesinin işe yaramamasının en önemli nedeni çocuğun kötü davranışının veya şımarıklıklarının iki yönünün bulunmasından dolayıdır: İlk bölüm onun hareketleri, ikincisi, ise duygularıdır. Çocuk psikologu Dorothy Baruch şöyle der: “Çocuğun duyguları sebep, hareketleri ise sonuçtur.” Eğer çocuğumuzun hareketlerini olduğu kadar anlayışımızı da değiştirmek istiyorsak bu gerçeği çok iyi anlamalıyız…

…Çok az şey sadece bir dakika içerisinde halledilebilir. Uygun bir şekilde hayır demekse zaman alan bir iştir…

…Anne-babanın kendini kontrol edebildiğini gören bebek veya çocuk da aynı davranışı öğrenecektir…

…Eğer mesele, bebeğin, ona zarar veren şeylere dokunmasını engellemekse, çocuğu oradan kaldırıp daha güvenli bir yerlere koymak en iyisidir. Ufak bir şeyi büyük bir olay haline getirmeyin! Sadece çocuğunuzun nelere yöneldiğine dikkat edin ve eğer bunun tehlikeli olduğunu düşünüyorsanız yönünü yavaşça değiştirin…

…Bir bebek için belirli bir yöne doğru ilk emekleme girişimleri, kendi kendine hareket etmeye başlamanın ilk belirtileridir. Anne-babalar, “hayır” kelimesinin manasını öğretmeden ve söylemeden önce bu davranışa ve gelişime izin vermeye kendilerini hazırlamalıdırlar…

Burada benim aklıma gelen ise çocuğun keşfetme merakını sürekli ketlemektense evi ona uygun dizayn etmek ki gelişen teknolojiyle bu gayet mümkün..Mesela prizler için emniyetler almak..Sürekli açıp içine bakacağından emin olduğun çekmeceleri boşaltmak-ki bu zaten çok uzun bir dönem değildir-..aslında hiçbir işe yaramayan ıvır zıvır kırılabilir süs eşyalarını ortadan kaldırmak..Liste uzar gider…

Bu yazı dizisi yarın biter..

17 Mart 2009 tarihinde Atölye Çocuk Kütüphanesi kategorisinde yazıldı.
588 kez okundu.